Pazar İzmir'de küçük bir mutfağı vardır. Kadın birkaç hafta önce buraya gelir ve az kelime bilir. Bu akşam komşu gelir, pazar birazdan kapanır. Kadın küçük çantasını alır; içinde iki lira vardır. Kadın yemek için peyniri almak ister. Peyniri ister, ama kelimeyi bilmez. Adam tezgâhın arkasında durur. Önünde ekmek, süt, elma, bardak ve peynir vardır. Kadın peyniri gösterir. "Lütfen, bu." Adam ekmeği alır ve kadına verir. Kadın ekmeğe bakar. "Hayır, bu değil." Adam "Ekmek değil mi?" "Hayır." Kadın yine peyniri gösterir. "Lütfen, bu." Adam sütü alır ve kadına verir. "Hayır, bu değil." Adam "Süt değil mi?" "Hayır." Kadın peyniri yeniden gösterir. "Bu, lütfen." Adam elmayı alır. Kadın elmayı almaz. Adam elmayı masaya koyar. Adam "Elma mı?" "Hayır, bu değil." Adam durur ve kadına bakar. Sonra peyniri eline alır. "Bu peynir." Kadın kelimeye bakar. "Peynil." Adam "Peynir." "Peynir." Adam "Evet, peynir." Kadın "Evet, peynir." Adam peyniri çantaya koyar. Adam "Bir mi?" "Evet, bir." Kadın iki lira verir. Adam "Bir lira yeter." Adam bir lirayı geri verir. Adam bir peynir daha çantaya koyar. Adam "Bu da tamam." Kadın "Teşekkürler." Adam "Tamam." Kadın çantayı alır ve eve gider. Pazar kapanır. Yolda kadın "Peynir." der. Kadın kapısında durur. "Peynir." Merdivenin başında komşu bekler.