İki Simit İstanbul vapurunda sabah daha yeni başlıyor. Kadın bugün yeni işine ilk kez gidiyor. Her sabah iki simit alıyor. Bir simit kendisi için, biri martılar için. Simitçi adam kapının yanında duruyor. Elinde sıcak simitler var. Kadın ona yaklaşıyor. “Günaydın. İki simit lütfen.” “Günaydın. İki simit hemen.” Simitçi iki simit alıyor. Kadın parasını çıkarıyor. Para az geliyor. Kadın paraya bakıyor, sonra simitlere bakıyor. “Bir simit alayım.” “Bugün iki simit istiyorsun.” “Evet, ama para yetmiyor.” “Ne kadar paran var?” “Bu kadar var.” Kadın parasını elinde tutuyor. Simitçi paraya bakıyor. Sonra iki simidi kadına veriyor. “İki simit al.” “Sonra para vereyim mi?” “Evet. Yarın verirsin.” “Yarın kesin veririm.” “Tamam. Bugün iki simit al.” Kadın simitleri alıyor. Biri elinde kalıyor. Diğerini camın yanına koyuyor. Martılar vapurun yanında geliyor. Kadın simitten küçük bir parça koparıyor. “Bak, bugün de geldiler.” Simitçi cama bakıyor. “Her gün geliyorlar.” “Beni de bekliyorlar.” “Belki simidi bekliyorlar.” Kadın küçük parçayı dışarı atıyor. Bir martı parçayı alıyor. Sonra iki martı daha geliyor. Kadın ikinci parçayı atıyor. “Bir simit sana yetiyor mu?” “Bana yetiyor. Onlara yetmiyor.” Simitçi gülüyor. Kadın da gülüyor. Vapur hareket ediyor. İçeride insanlar oturuyor. Bazıları telefonuna bakıyor. Bazıları uyuyor. Kadın simidinden bir parça alıyor. “Bugün ilk gün mü?” “Evet. Yeni iş. Biraz zor.” “İyi olur.” “Bilmiyorum. Geç kalmak istemiyorum.” “Vapur zamanında gidiyor.” “Bugün geç kalırsa?” “Burada beklemez.” Kadın saate bakıyor. Sonra kapıya bakıyor. Elindeki simit hâlâ sıcak. Bir parça daha koparıp dışarı atıyor. Martılar aşağı iniyor. “Sen her sabah burada mısın?” “Her sabah buradayım.” “Ben de her sabah iki simit alıyorum.” “Yarın paran olur.” “Olur. Yarın iki simit parası vereceğim.” “Tamam.” Kadın çantasını açıyor. İçeride küçük bir para görüyor. Parayı çıkarıyor. Bu para da yetmiyor. Kadın bir süre susuyor. “Bunu da al.” “Hayır, yarın verirsin.” “Bugün vermek istiyorum.” “Bugün sende kalsın.” “Bende para var.” “İki simit için yok.” Kadın parayı tekrar çantasına koyuyor. Vapur karşıya yaklaşıyor. İnsanlar ayağa kalkıyor. Kadın son parçayı martılara veriyor. Bir martı çok yakına geliyor. “Buna da ver.” “Sen ye.” “Ben yedim.” Simitçi adam elindeki simitlere bakıyor. Bir simit daha çıkarıyor. Kadına uzatıyor. “Bu ne?” “İş için.” “Hayır, bunu alamam.” “Al. Bugün ilk günün.” “Yarın parasını veririm.” “Yarın iki simit ve bu.” Kadın simidi alıyor. Bir an simide bakıyor. Sonra kapıya bakıyor. Vapur duruyor. İnsanlar dışarı çıkıyor. “Yarın burada ol.” “Her sabah buradayım.” “İki simit hazır olsun.” “Hazır olur.” Kadın vapurdan iniyor. Yeni simidi çantasına koymuyor. Elinde taşıyor. Kapıda dönüp simitçiye bakıyor. “Yarın para var.” “Yarın görüşürüz.” Kadın dışarı çıkıyor. Simitçi yeni simitleri sıraya koyuyor.